1- JİTEM Derin devletin apoletli tetikçileri Faili meçhul cinayetlerin adresi Resmi arabalarla Eroin ticareti Kendi iç çatışmaları Bahtiyar Aydın Cem Ersever cinayetleri Devletin Lağım çukuru Siyasilerin korktuğu a takımı Türkiye’ye bir dönem yön veren katiller
2-DERİN DEVLETİN JİTEM TEŞKİLATI  Asenat Meryem YAVAŞ 22 Ara 2023 Herkesin JİTEM deyince aklına ilk gelen isim Arif Doğan... Karmaşık bir siyasi zeminde, Devletin PKK’ye karşı sert stratejik hamlelerinin olduğu bir dönem. Sokaklarda kimlik hüviyeti nöbeti tutan JİTEM
3-Tüm derinliği, karanlığı ve yer altında gezenleriyle JİTEM! İçişleri Bakanlığı'nın onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan görüş alınmadan kurulan JİTEM ya da diğer adıyla Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı
4-Türkiye’nin NATO ile doğrudan bağlantısı olan yapılanmaları mevcuttu. Bu bağlantıda olmayan tek yapılanma Jandarma teşkilatıydı. PKK ile istihbarat toplamak için dış yabancı güçlerin müdahalesine takılmadan Jandarma istediği gibi bilgi toplayacaktı.
5-Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Teşkilatı tarafından da çeşitli bölgelerde Amirlikler kuruldu. İlk olarak alınan istihbaratlar doğrultusunda kaçakçılık ile mücadele edilirken, sahada operasyonel çalışmalarda daha sonradan siyasi olaylara müdahale etmeye başlanmıştır.
6-Mücadelede akamete uğramak kabul edilemezdi. Burada devreye ''Güneydoğu’nun Kara Kutusu'' Arif Doğan ve onunla beraber Cem Ersever ve Veli Küçük giriyor. Jandarma Genel Komutanı Burhanettin Bigalı, Orgeneral Mehmet Adnan Doğu, Orgeneral Fikret Oktay 1986’da JİTEM’İ kuruyor
7-Teşkilatın yönerge imzasını da dönemin İçişleri Bakanı Yıldırım Akbulut atıyor. Arif Doğan : göreve neden seçildiğimi bilmiyorum, ama Doğu ve Güneydoğu’da çok uzun süre görevde bulundum. Kürtçe biliyorum, bölgeye hakimiyetim var.21 yıl şark hizmetim bulunuyor.
8-Arif Doğan grup komutanlığı görevine getiriliyor. İlk etapta Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı kuruluyor. Güneydoğu ve Doğu bölgesinde tüm birimlerden istihbarat yapılanması kuruluyor. İlk etapta istihbarat birimi askerden oluşturulmuştu
9-Daha sonra sınırlarını genişletip polis ve siviller alındı. Bu orduda yer alanlar iller bazında kayıtlı ve görev alanları Türkiye’nin geneli olarak belirleniyor. Tüm ordudan Arif Doğan sorumluydu.
10-Grup Komutanı Binbaşı Arif Doğan: kullanılan silahlar, telsizler, tüm ekipmanlar devletten sağlanıyordu. Şifreli kodları telsiz aracılığı ile ilettiklerini, koordinatları belirlediklerini ifade ediyor. Devlete ait kaynakların kullanıldığını ifade ediyor.
11-Hizbullah’ın 1991 yılında ortaya çıkışı ile beraber, PKK’yı ''hizbüşşeytan'' ilan edip cihada hazırlanması hız kazandı. Sokaklarda PKK ve Hizbullah çatışması her gün artarak devam etti. alev aldı.
12-İşte bu noktada faili meçhul cinayetler başladı. Bir yandan JİTEM ordusu tüm hatları ile ölüm bölgesine operasyonlar düzenliyor, bir yandan Hizbullah Jitem ortaklığı ile PKK’li diye şehirlerde infazlar düzenlemeye başladılar .Sokaklar, çatışmalar karmaşık bir hal almaya başlad
13-Devlet kendi içinde başka bir Derin Devlet’in oluşumunu, özelliklede gizli bir istihbarat ile kurulan ordunun ortaya çıkmasına nasıl izin vermiyordu.Binbaşı Arif Doğan anlattıklarından dolayı tutuklandı. Devlet ve ordu tarafından tüm iddialar yalanlandı.
14- JİTEM'in kuruluşu ve yapısı" başlığı altında Jandarma Genel Komutanlığı'nın 2012 yılında gönderdiği yazıya yer verildi. Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı'nın 1987 tarihinde, İçişleri Bakanı onayıyla kurulduğu ortaya çıktı
15-Abdülkadir Aygan adlı jitem militanı: "Veli Küçük, Arif Doğan, Abdülkerim Kırca, Ali Yıldız teşkilatın ilk çekirdek kadrosu arasında yerini almışlar. OHAL bölgesinde görev yapan paşalardan, Hulusi Sayın, Hikmet Köksal, Hasan Kundakçı ve Necati Özgen bu teşkilatı yönlendirdi
16-İşkence ve İnfaz JİTEM Komutanı'nın bazen bizzat sorguya katıldığını ve işkence yaptığını belirten Aygan, şöyle devam etti: ""Sorgu odasındaki herkes işkenceye katılmak zorundadır. Orada duygusallığa yer yoktur. İşkence yapmayan personele şüphe ile bakılır, işkence sınırsızdı
17-Kaba dayak, filistin askısı, ayaklarından tavana asma, ayaklara araba lastiği bağlanıp tavana asma, çıplak vücudunda sigara söndürme, üzerine soğuk su dökülmesi, günlerce aç ve susuz bırakmak, tehdit, şantaj, küfür ve hakaret gibi yöntemler uygulanırdı
18-İşkenceli sorguda istenilen bilgi alındıktan sonra, kablo veya iple boğulmak veya arazide kafasına kurşun sıkılmak suretiyle infaz edilirdi. Öldürülen kişi ya halka korku salmak maksadıyla açık araziye çuval içerisinde atılır, ya da rastgele kazılan bir toprak çukura gömülürdü
19-Terörle Mücadele' ibaresinin 1990 yılında kaldırılmasına rağmen Jandarma İstihbarat Grup Komutanlıkları'nın fiilen JİTEM kısaltmasını kullanmaya devam ettikleri belirtilerek şöyle denildi: ""Soruşturmaya konu yargısız infazlar bu tarihten sonra sıkça gerçekleşmiştir.
20-Terör örgütü ile ilişkisi olduğu düşünülen, ihbar edilen, çocuğu terör örgütüne katılmış olan çok kişi yasadışı olarak ve hileler kullanılarak alınmış, Saraykapı'daki JİTEM karargahına götürülmüş, işkence ile sorguladıktan sonra infaz edilmiştir
21-JİTEM Suç Örgütü' İddianamede Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi'nin Susurluk sanıklarıyla ilgili verdiği karara atıf yapan Savcı Osman Coşkun şunları kaydetti: ""Örgütlenmenin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olma suçlarını oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
22-Arif Doğan ve eski özel harekât polisi Ayhan Çarkın'ın ifadelerine göre JİTEM; PKK ile mücadelede birçok farklı yol kullandı. JİTEM tarafından yapılan pek çok eylemde, olay yerine bırakılan PKK bildirileriyle, olayların PKK tarafından yapılmış gibi gösterildiğini söyledi
23-Özel harekât polisi, Ayhan Çarkın'ın söylediği bir diğer konu ise medyada çıkan ölen bir çocuk fotoğrafıyla ilgili konuşmasıydı. Çarkın, kamuoyunda "bebek katili" başlıklı haberlerde gösterilen ve simge haline getirilen kurşunlanmış bebek fotoğrafının hikayesini anlattı
24-kurşunlanmış bebek fotoğrafının çekildiği '''Pınarcık Köyü katliamı''' başta olmak üzere pek çok katliamı JİTEM tarafından gerçekleştirildiğini söyledi
25-Bunlara ek olarak, İnsan Hakları İzleme Örgütüve Uluslararası Af Örgütü, 1980 ve 1990'lı yıllarda JİTEM’in birçok sivil katliamı gerçekleştirdiğini rapor etmiştir.
26-Eski JİTEM elemanı Aygan'a göre de bölgede cinayetlerin %80'i JİTEM tarafından işlenmiştir.JİTEM adının ilk kez mahkeme tutanaklarına girdiği olay Yüksekova çetesi davasıdır. Silah ve uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere bir dizi suçtan yargılanan Yüksekova çetesi
27-JİTEM ve faili meçhul cinayet tartışmalarında genellikle 17 bin faili meçhul ölüm bulunduğu belirtilir Ancak bu sayının çok üstünde olduğunu söyleyenler de vardır.
28-1990'lı yıllarda Diyarbakır ve çevresinde 8 kişinin kaçırılarak öldürülmesi ile ilgili başlatılan soruşturmalarda, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, Abdülkadir Aygan ve Albay Abdülkerim Kırca'nın aralarında bulunduğu 8 kişi olaylardan sorumlu tutuldu.
29-1967 yılında Suriye'de dünyaya gelen İbrahim Babat, 1984'te PKK'ya katıldı. Daha sonra örgüte güvenini yitirince kaçmaya karar verdi ve jandarmaya teslim oldu. Cem Ersevertarafından sorgulandıktan sonra Babat'a PKK'ya karşı mücadele etmesinin teklif edildi
30-Babat JİTEM adına çalışmaya başladı.Babat 1993'te İstanbul'a geçip tahsilat işleri ile uğraşmaya başladı. Ortağı Süleyman Ülger'i öldürmeye teşebbüsten arandığı sırada, ilişkisini hiç kesmediğini söylediği albay Arif Doğan'ın odasında yakalandı. 17 yıl hapse mahkûm oldu.
31-Bu ceza nedeniyle kendini aldatılmış hisseden Babat bildiklerini Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerine ve İstanbul DGM Başsavcılığına anlatmaya karar verdi. Babat, Kutlu Savaş'ın Susurluk raporuna giren ifadesinde şöyle demektedir:




































