Madımak katliamı henüz gerçekleşmemiş, 90 lı yılların başında yakılıp boşaltılan Dersim’in köylerinden Adanaya zorunlu göçe gelmişiz. İlk okul çağındayız,hem okumaya çalışıyoruz hemde ekonomik zorluklar içinde hayata tutunmaya.. Yabancı olduğumuz bir şehir,bir mahalle++
Farklı kültürden insanlar.. Ama hayat devam ediyor bir şekilde tüm zorluklara rağmen.. Adana da 3 yada 4. yılımız sanırım yaş 10 felan.. Okuldan geri kalan her bir saatte çalışmak zorundayız mecburen. Sanayi sitesinde bir dükkanda çalışıyorum.. Kayserili bir usta var BÜNYAMİN ++
Zalim mi zalim.. Küfürbazmı küfürbaz.. Yaşar Kemal’in İnce Memedin de Abdi Ağa gibi bir şey namussuz.. Baba yok başımızda,eş dost yok, dayak yediğimizde, dayak atıp öcümüzü alacak abi yok,amca yok.. Kimsesizliğin dibi gibi bir şey.. (Baba o aralar siyasi firar) ++
Bu Bünyamin, öyle bir alçak ve zalim ki, hem faşist hem mezhepçi.. Günde en az 2/3 defa keyfi şiddet uyguluyor bana.. Rast gele kaba sapa dayak atıyor.. Tekme tokat anahtar fırlatma ne ararsan var.. 10 yaşındayım lan Allahsız, ben sana ne yapmış olabilirim++
Her akşam eve gittiğim de sabah işe gitmemek için bir kaçış yolu arıyorum, ama hafta sonu azda olsa alacağım paraya ailenin ihtiyacı var susuyor,katlanıyorum.. Anneye bahsetsen göndermez işe biliyorum.. Ezdirmez bizleri ite çakala++
Ama çaresizlik el mahkum.. Bünyamin Dersimden geldiğimizi ve Alevi olduğumuzu bildiği için sürekli en ağır bel altı lafları ve aşağılamalarıyla kinini kusuyor 10 yaşında ki çocuğa.. Biraz daha büyük olsam, levye ile şunun kolunu bacağını kırsam diye iç geçiriyorum her gece++
Mazlumun ahı kalmaz dedikleri o kısas 2 Temmuz 1993 müş benim hayatımda.. Sivas katliamı olmuş akşamında Hürriyet ve Dağlıoğlu mahallesinin devrimci ve yurtsever abileri eylem organize etmiş mahalle sokak cayır cayır yanıyor++
Molotofun ateş topuna çevirmediği bir tane polis aracı, bir tane panzer yok.. Çil yavrusu gibi dağılıyor çevik kuvvet.. O zaman o atmosfer ile sokağın bir köşesinde saklana saklana taş atıyorum polise,panzere vs.. İlk taşı o gün attım.. Günlerce sürdü eylemler++
Her akşam sokakta taş atıyorum büyük bir keyifle.. Evcilik oyunu gibi geliyor bana😊 niye attığımı da bilmiyorum belki.. Bir sabah işe gittim yine mecburen.. Bu Kayserili İt Bünyamin, Öğlen sonuydu sanırım, yine neye sinirliyse, ben takım tezgahını siler düzeltirken++
Arkamdan geldi önce belime tekme attı ben tezgaha yapıştım.. Döndüğüm gibi tokat yedim.. “ Amk kızılbaşları Sivas’ta nasıl geçen hafta cayır cayır yaktıysak, seni de burda aha şu bir litre benzinle yakarım bunu bil” diye söylenip duruyor şizofren gibi++
Akşam eve gittim banyo yaparken annem sırtımda ki ve bacaklarında ki morlukları görünce sormaya başladı, ben kaçamak cevap veriyorum ama yemedi kadın.. Anlattım her şeyi.. O ağladı ben ağlıyorum.. Bir kaç saat sonra 2 abi geldi eve.. Babamın arkadaşlarıymış yoldaşlarıymışlar++
Her şeyi anlatmamı istediler,anlattım.. Önce bana kızdılar “ zaten çalışmak zorunda kalıyorsun, bir de böyle bir adamdan baskı ve dayak görüyorsun niye bizim haberimiz yok” diye.. Bir saat sonra felan bir abi daha geldi sonra arkasına biri daha bellerinde silah gördüm++
Bunlara her şeyi anlat dediler.. Onlara da anlattım.. Aralarında ve Anneme Kürtçe bir şeyler söyleyip kafa ile olur onayını aldıktan sonra, bana dönerek Bünyamin’in işe geliş ve çıkış saatini. öğlen yemek yediği yeri,kullandığı güzergahı her şeyi sordular bende söyledim++
Sanayi yi çok iyi biliyorlarmış ne söylesem tamam orayı biliyorum diyip duruyorlardı.. Yarın o yemekhane de o saatte sende ol, al şu parayı yemek için dediler gittiler.. Ertesi gün işe gittim sabah, öğlen yemek saati gelince Esnaf lokantası gibi büyük bir lokanta vardı++
İşçiler ve sanayi esnafı orda yerdi.. Çok kalabalık kıyamet gibi olurdu öğlen saatinde.. Bünyamin ve bir kaç kendi dengi adam bir masada, ben girişte bir yerde yemek almak için sıra bekliyorum.. Motorsiklet yanaştı iki kişi yüzleri maskeli indi lokantaya girdiler++
Kayserili Bünyamin hanginiz ise ayağa kalksın diye seslendiler.. İlk dakikada ses yok.. Biraz daha yükselerek “Burda olduğunu biliyoruz kimlik kontrolü yaptırma bize kalk ayağa dediler” Bünyamin kel kafalı sarkık bıyıklı çakır gözlü bir şey.. Kıpkırmızı olmuş bir halde kalktı++
Dışarı tam lokanta önüne her kesin göreceği yerde başladılar sorguya; Bir daha çocuk işçi dövmeyeceksin, bir daha Kürt Alevi vs. Ağzına almayacaksın ve bir daha bu sanayi ye girmeyeceksin dedikten sonra, belinden çıkarttıkları demir çubuklar ile belki 10 dakika dan fazla++
Dövdüler.. Bünyamin ağlıyor yara bere kan içinde yalvarıyor.. O şekil yerde bıraktılar.. Her kese hitaben bir kaç şey daha söyleyip gittiler.. Giderken de, bu faşisti yerden kaldıran olursa, onun yanına yatırım kaldıran kişiyi dediler.. Kimse karışmıyor korkudan++
Ambulans ve polis gelene kadar Bünyamin yerde can çekişti resmen.. Ondan sonra Sanayiye de gelmedi.. Ben bir kaç farklı dükkanda daha çalıştım aylarca, hiç görmedim onu.. O yüzden nefes aldığım süre içerisinde, gözüme toprak girene kadar bu ülkenin tüm devrimci sosyalist ++
Ve Kürt yurtseverlerine hem minnet duydum.. Gölgeleri hiç bir zaman eksik olmasın.. Kayserili Bünyamin yaşıyorsan halen, kan kusarak geberesin.. Öldüysen mezarına tüküreyim senin.. Bende travmasın sen..
