Published: October 17, 2025
1
0
0

2023 seçimini kazanmak için aşırı ısıttıkları ekonominin motoru cayır cayır yakması, ancak Wall Street'in öz evlatlarının Hazine ve TCMB'ye tahsildar atanmasıyla önlenebildi. Fakat en başından kötürüm olan, halkı tokatlama üzerine kurulu ekonomik programın suyu giderek ısınıyor.

Bunun sebebi yükselen sınıf mücadelesi değil maalesef. Halk, tüm sefaletine rağmen siyasi gündem yorgunu, yılgın, korkmuş ve bireysel dünyasına çekilmiş; başının çaresine bakıyor (ek iş, yurt dışı, borsa, coin, vb.)... Artan öfke siyasete örgütlenemediği için umuda dönüşemiyor.

Şimşek programından dayak yiyen sermaye kesimlerinde homurdanma arttı. Üstelik tepede hep bir kayyum sopası sallanıyor. Asgari ücret gündemi geliyor. JP Morgan %20-25 zam buyurdu, ama MÜSİAD bile "sosyal patlama" ve o paraya çalışacak köle bulamama korkusuyla temkinli tutum aldı.

Tekstil ve giyim-deri sektörlerinde kayıtlı istihdam 222 bin kişi azaldı. Öncesi de var; bu sadece Şimşek programı dönemindeki düşüş. Fakat işçilerin aç olması onlara bir şey ifade etmiyor, 730$ asgari ücret maliyetiyle dışarıda rekabet edemiyorlar, üretimi Mısır'a kaydırıyorlar.

Pandemide Çin limanlarının kapanması ve artan navlun maliyetleri, Avrupa'nın sanayi tedariğini geçici olarak Asya'dan Türkiye ve yakın coğrafyaya kaydırdı. Buna güvenip kapasite artışına abandılar. Asya tekrar açılıp işler normale yeni makinelerin jelatinlerini bile açamadılar.

Bu sektörlerde sayısız "zombi" var. Katma değeri düşük, verimsiz, mali açıdan batık, ama devletin teşvik verdiği, bankaların borçlarını yüzdürdüğü, çılgınca kaynak emen asalak yaşam formları. Bunlar düşük ücret, düşük faiz ve TL'de sürekli değer kaybı olmadan uzun süre yaşayamaz.

Aslında Şimşek ekibinin çürük meyveleri ayıklamak, teknik kavramla "yaratıcı yıkım" yapmak istediği biliniyor. Ama bu sektörler yüzbinlere (kayıtsız göçmenler dahil) istihdam ve ekonomiye iyi kötü döviz sağlıyor. İstanbul, Bursa, Denizli, Gaziantep vb. illerde güçlü lobileri var.

O yüzden de devlet bunların ağlamalarına bir yere kadar kayıtsız kalabiliyor. Mesela geçenlerde Abdullah Kiğılı, "herhalde gözden çıkarıldık" gibi bir laf etti. M. Şimşek, altlı-üstlü baskıya dayanamadığından olsa gerek, "bu sektörlerimizi destekleyeceğiz" demek zorunda kaldı.

Nereye bağlanır bilinmez; ama burada ciddi gerilim birikti. 2 yılı geride bırakan bir ekonomi ekibi, milyonları açlık ve geleceksizlik girdabına sokarken, %38'den aldığı enflasyonu "tefeci faizi"yle bile anca %33'e düşürebildi. Ve günün sonunda neredeyse kimseyi mutlu edemiyor.

Öte yandan bence 3 şeyi iyi becerdiler. 1) Sınırsız kamu teşviğiyle ciddi bir savaş sanayii yarattılar. Suriye, Ukrayna, Libya, Karabağ vb. cephelerde İHA-SİHA şovu sonrası AB'nin silahlanma telaşına göz kırpıyorlar. Diğer sanayilere katkısı ve iç propaganda değeri zaten malum.

2) İlk maddeyle de bağlantılı; bölgede "direniş ekseni"ni dağıtıp İsrail'i rahatlatan operasyonlara açık veya örtük destek vererek, —üstelik bunu ellerindeki geniş PR network'ü sayesinde "katil Netanyahu" diye diye yaparak— "Yeni Osmanlı"yı yeniden emperyalizme pazarlayabildiler.

3) Düzen içinde dost bulmakta yine zorlanmadılar. CHP'yi yargı eliyle hırpalarken Kürt siyasetiyle yeniden masa kurup kırılgan ama tarihsel bir ittifak deniyorlar. Cumhuriyetin mutlak yıkılışına ve sonraki büyük hedefin İran olduğu yeni Ortadoğu tasarımına böyle hazırlanıyorlar.

Dış politikada; Trump'ın utanç verici üslubuna rağmen, Filistin direnişinin tasfiyesine "tam destek" ve savunma, enerji, nadir elementler vb. alanlarda verilen haraçlar karşılığında kapılan "meşruiyet", olası ekonomik türbülansta "kollanma" imkanı verebilir. Bkz. Arjantin örneği.

Şimşek programı tökezlemiş olsa da henüz dış desteğini yitirmiş değil. Dediğim gibi esas sıkıntı içeride ve yakın coğrafyadaki kördüğümden kaynaklı. Bu ortamda "yüksek reel faiz, kur kontrolü ve ücret budama" üçlüsünün yıllarca sürdürülemeyeceği seziliyor.

Fakat mevcut program patlasa bile "Nebati programı"na dönüş direkt intihar demek. New York-Londra finansörlerinin bütün kredisini tüketir, TL'nin tümden fişini çeker, enflasyonu 3 haneye çıkarırlar. Bunun sadece korkusu bile tüm sıcak paraya günler içinde sırra kadem bastırır.

Hülasa, ekonomik program ve sermaye içi çatlaklar, —"çözüm süreci" dahil olmak üzere— bölgede oynanan kumar, CHP davası, RTE sonrası için AKP içi rekabetin sertleşmesi ve tüm bunlar karşısında halk kitlelerinin sürüp giden sessizliği. Bu bileşimin yol açtığı gerilim çok ürkütücü.

Söyleyeceklerim bu kadar. Acaba nereye bağlayacak diye buraya kadar okuyup hayal kırıklığı yaşayanlar varsa samimiyetle özür diler, vakit ayırdıkları için teşekkür ederim. Halkımız ipleri eline alıp kendi kurtuluşunu aramadıkça umut yok. O yüzden de sonuç monuç yok. İyi geceler.

Share this thread

Read on Twitter

View original thread

Navigate thread

1/17